alanya escort manavgat escort fethiye escort kemer escort didim escort çanakkale escort Aydın escort muğla escort tekirdağ escort manisa escort balıkesir escort trabzon escort elazığ escort ordu escort kütahya escort ısparta escort rize escort maraş escort yalova escort giresun escort yozgat escort tokat escort şanlıurfa escort sivas escort batman escort erzurum escort sinop escort kırşehir escort karaman escort kırıkkale escort bolu escort amasya escort niğde escort uşak escort edirne escort çorum escort osmaniye escort zonguldak escort van escort erzincan escort Hatay escort Aydın escort İzmir escort Ankara escort Antalya escort Bursa escort İstanbul escort Kocaeli escort Konya escort Mardin escort Mersin escort Samsun escort Sinop escort Tekirdağ escort Rize escort Amasya escort Balıkesir escort Çanakkale escort Bolu escort Erzincan escort Şırnak escort Adana escort Van escort Yozgat escort Zonguldak escort Afyon escort Adıyaman escort Bilecik escort Aksaray escort Ağrı escort Bitlis escort Siirt escort Denizli escort Burdur escort Diyarbakır escort Edirne escort Düzce escort Erzurum escort Kırklareli escort Gaziantep escort Giresun escort Kilis escort Kars escort Karabük escort Kırıkkale escort Kayseri escort Kırşehir escort Malatya escort Maraş escort Manisa escort Muş escort Muğla escort Kastamonu escort Ordu escort Nevşehir escort Sakarya escort Osmaniye escort Şanlıurfa escort Sivas escort Trabzon escort Tokat escort Ardahan escort Bartın escort Karaman escort Batman escort Bayburt escort Bingöl escort Elazığ escort Gümüşhane escort Hakkari escort Eskişehir escort Isparta escort Yalova escort Uşak escort Iğdır escort
a

TBMM’de 12 günlük bütçe maratonu başladı

Meclis Genel Kurulunda, 2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi üzerinde kesintisiz 12 gün sürecek olan görüşmelere başlandı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, “Yeni Ekonomi Programında öngörülen politikaların hayata geçirilmesiyle, enflasyonun kalıcı olarak düşük ve tek haneli seviyelere indirilmesi temel hedeflerimizdendir.” dedi.

TBMM Genel Kurulunda, 12 gün sürecek olan 2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi görüşmelerine başlandığı bildirildi.

TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanı Mustafa Şentop başkanlığında toplandı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, 2021 yılı bütçesine ilişkin sunumunu yaptı.

Fuat Oktay, yaptığı sunumda, “Önümüzdeki yıl çalışmalarda vitesi daha da yükseltecek ve nice başarılara imza atacağız. Son dönemde gerek toplumun farklı kesimleri ile yapılan geniş katılımlı istişarelerin sonucu olarak geliştirilmekte olan gerekse Yeni Ekonomi Programında öngörülen politikaların hayata geçirilmesiyle, enflasyonun kalıcı olarak düşük ve tek haneli seviyelere indirilmesi temel hedeflerimizdendir” dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, 2021 yılı bütçesine ilişkin yaptığı sunumda, bütçeye ilişkin müzakerelerin bugün itibarıyla başladığını belirterek, “Milli iradenin tecelligahı olan TBMM’de yaptığımız bütçe görüşmeleri, yürütme erkinin demokratik yollardan denetlenmesine zemin oluşturmaktadır. Cumhurbaşkanlığı Kabinesi tarafından yapılacak icraatların yol haritası olan bütçe teklifimiz, milletimize en iyi kamu hizmetlerini en etkin şekilde ulaştırma vizyonumuz yönünde hazırlanmıştır.” ifadesini kullandı.

Bütçenin, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin 3. bütçesi olarak sistemin getirdiği esneklik ve dinamizmin avantajlarını taşıdığını vurgulayan Oktay, “Bütçemiz, eğitim, sağlık, adalet ve güvenlik başta olmak üzere enerjiden tarıma, ulaştırmadan sanayiye Cumhurbaşkanımız liderliğinde her alanda elde ettiğimiz kazanımları daha da yükseltecek somut ve orta vadeli hedeflerimizin dayanağını oluşturmaktadır.” diye konuştu.

2021 Yılı Bütçesi’nin temel misyonunun yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınına bağlı olarak ortaya çıkan küresel yeniden yapılanma sürecinde Türkiye ekonomisinin sağlam ve öngörülebilir adımlarla ilerlemesini temin etmek olduğunun altını çizen Oktay, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu çerçevede bütçemizin hedefi; yeni normalde ülkemizin küresel ölçekte hak ettiği yeri almasıdır. Türkiye’nin kalkınma sütunlarını oluşturan alanlarda sağlanan ilerleme, Türkiye sevdamızın, büyük bir gayretin ve emeğin sonucudur. Cumhurbaşkanımızın Başbakanlık dönemi de dahil olmak üzere, hükümet programlarıyla, kalkınma planlarıyla, konu bazlı strateji belgeleri ve eylem planlarıyla, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçişle birlikte cumhurbaşkanlığı programı ve 180 günlük ilerleme planlarıyla her bir adım üzerinde titizlikle çalışılmış ve uygulanmıştır. 2023, 2053 ve 2071 gibi gelecek tasavvurlarımız, ilmek ilmek örülmüş, hem merkezde hem yerelde vatandaşa dokunan ve Türkiye’yi ilerleten kamu hizmetleri, dev eserler ve sürdürülebilir politikalar hayata geçirilmiştir.

2021 yılı bütçemiz, sağladığımız ilerlemeleri daha da öteye taşıyacak, her bir vatandaşımızın beklentisi, talepleri ve hayalleri doğrultusunda yeni başarı hikayelerimizin dayanağını oluşturacaktır. Geçmişteki bütçelerimizde olduğu gibi bu bütçemiz de alın teriyle değer üreten işçilerimizin, ekonomiye bereket katan esnafımızın, iş insanlarımızın, çiftçimizin ve tüm girişimcilerimizin bütçesidir. Yaşadığımız salgın döneminde evlerinden, ailelerinden uzak fedakarca çalışan sağlık çalışanlarımızın, evlerini birer sınıfa dönüştüren öğretmenlerimizin ve vefa gruplarında büyüklerimizin yardımına koşan emniyet güçlerimizin bütçesidir. Ekonomik belirsizliklere salgının oluşturduğu şoklar eklenmişken ‘Biz Bize Yeteriz’ diyerek 83 milyon tek yürek kenetlenmiş alicenap milletimizin bütçesidir. 2021 bütçesi, terörü kaynağında kurutmuş, her bir köşesinde huzuru ve güveni tesis etmiş Türkiye’nin bütçesidir. Yerli, milli imkanlarla geliştirdiği savunma sanayii ürünleriyle Karabağ’ın 44 günde özgürlüğe kavuşmasına en güçlü katkıyı veren, 45 günde sıfırdan hastaneler inşa eden, 4. Ulusal Antarktika Bilim Seferi’ni 30 günde tamamlayan Türkiye’nin bütçesidir.”

2021 bütçesiyle Türkiye’yi hedefleri doğrultusunda daha da büyütmek, geliştirmek ve kalkındırmak için çalışacaklarını ifade eden Oktay, “Bütçemiz AK Parti Hükümetleri döneminde hazırlanan geçmiş 18 bütçe gibi Türkiye’nin başarı hikayelerine ve muzaffer çıktığı mücadelelere dayanak oluşturacaktır. Önümüzdeki yıl çalışmalarımızda yine vitesi daha da yükseltecek, milletimizle omuz omuza daha nice başarıya hep birlikte yine imza atacağız.” dedi.

Oktay, Performans Esaslı Program Bütçe Sistemi’ne göre hazırladıkları 2021 yılı bütçesinin, toplumun ihtiyaç ve beklentilerinin bütçede daha isabetli bir şekilde yer alması, kamu kaynakları ile kamu hizmetleri arasında bağ kurulması ve harcama önceliği geliştirilmesine imkan tanıyan, kamu mali yönetimini güçlendiren bir yapıya sahip olduğunu söyledi. Fuat Oktay, şöyle devam ettİ:

“Performans esaslı program bütçeye geçilmesi ile bütçenin girdilerden ziyade çıktı ve sonuç odaklı bir yaklaşımla hazırlanması, uygulanması, izlenmesi ve değerlendirilmesi; ayrıca bütçenin daha sade ve anlaşılır hale gelmesi sağlanmıştır. Bütçemiz, Yeni Ekonomi Programı hedefleri ile uyumlu olarak hem yatırım ve istihdamın artırılmasını hem de enflasyon ve cari açığın azaltılmasını amaçlayan ayrıca Kovid-19 salgınıyla mücadelemizi destekleyecek nitelikte işlevsel bir bütçedir.”

Dünya ekonomisi

Dünya ekonomisindeki gelişmelere değinen Oktay, “Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgını sebebiyle belirsizliğin üst seviyede olduğu, zor bir süreçten geçmekteyiz.” ifadesini kullandı.

Türkiye ekonomisi

Türkiye ekonomisindeki gelişmelere değinen Oktay, Türkiye ekonomisinin dengelenme sürecinin ardından, 2019’un son çeyreğindeki yüzde 6,4 oranında güçlü bir büyüme performansının etkisiyle yılın tamamında yüzde 0,9 oranında büyüyerek küresel kriz sonrasındaki kesintisiz yıllık büyüme eğilimini sürdürdüğü bilgisini verdi.

Fuat Oktay, şunları kaydetti:

“2020 yılının ilk çeyreğinde birçok ülkeden pozitif ayrışarak yüzde 4,5 oranında büyüme kaydedilmesine karşın, salgının tüketici davranışı üzerindeki etkileri ve salgının yayılmasına engel olmak için alınan önlemlerin ekonomik faaliyeti sınırlandırması, ayrıca salgına bağlı olarak dış talepteki daralma sonucunda net mal ve hizmet ihracatındaki gerileme nedeniyle yılın ikinci çeyreğinde Türkiye ekonomisi yüzde 9,9 oranında daralmıştır.

Haziran ayından itibaren vaka sayılarındaki düşüşle birlikte salgın çerçevesinde getirilen kısıtlamalar hafifletilmiş, üçüncü çeyrek itibarıyla ekonomi hızlı bir toparlanma sürecine girmiştir. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış Gayri Safi Yurtiçi Hasıla yılın üçüncü çeyreğinde, ikinci çeyreğe göre, yüzde 15,6 oranında artarak güçlü toparlanmayı teyit etmiştir. Finansal şartlardaki iyileşmenin iç talebe destek vermesiyle üçüncü çeyrekte Türkiye ekonomisi yüzde 6,7 oranında büyüme kaydetmeyi başarmıştır. Tekrar uygulamaya konulan salgın kısıtlamalarına rağmen, 2020 yılını pozitif bir büyüme ile kapatmayı öngörüyoruz. Ekim ve Kasım ayına ilişkin ilk öncü göstergeler de bu beklentimizi doğrular niteliktedir. 2021 yılında büyümenin yurt içi ve yurt dışı talep arasında dengeli bir görünüm sergilemesini ve ekonomimizin yüzde 5,8 oranında büyümesini hedefliyoruz. Bu büyüme sürecini, makroekonomik istikrarı koruma ve enflasyonla mücadele çabalarımızla çelişmeyecek şekilde kurguluyoruz ve bu sürecin her aşamasını da titizlikle takip edeceğiz.”

OKU!  Bakanlık'tan asgari ücret desteği açıklaması!

“İstihdam teşvikleri etkili bir biçimde uygulanmaya devam edilecek”

Oktay, gelecek yıl hedeflenen yüzde 5,8’lik büyümeyle birlikte iktisadi faaliyetteki hızlı toparlanma ve bunun sonucunda iş gücüne katılım ve istihdam oranlarında iyileşme kaydedilmesini öngördüklerini söyledi.

İktisadi güven ortamının güçlenmesi sonucunda ertelenmiş yatırımların hayata geçirilmesi ve üretimdeki artışla birlikte, istihdam teşviklerinin etkili bir biçimde uygulanmaya devam edileceğini belirten Oktay, beceri envanterinin çıkarılması, iş-beceri uyumunun artırılması, mesleki eğitim programlarının beceri temelli olarak güncellenmesi, dijitalleşmeye uyumun hızlandırılması, etkin kariyer danışmanlığı ve aktif iş gücü programlarının hedef odaklı uygulanması gibi yapısal adımlar atacaklarını anlattı.

Bu çerçevede 2021 yılında 2020 yılına göre istihdamın 1 milyon 598 bin kişi artması ve işsizlik oranının yüzde 12,9’a gerilemesinin beklendiğini ifade eden Oktay, 2019 yılında gıda fiyatlarındaki olumlu seyir, ılımlı talep şartları, enflasyon beklentilerinde iyileşme ve maliyet baskılarının ortadan kalkmasıyla birlikte TÜFE yıllık artış hızının ivme kaybederek yüzde 11,8 seviyesine gerilediğini dile getirdi.

Fuat Oktay, “2020 yılında ise kurlardaki hareketler ve gıda fiyatlarındaki görece yüksek seyir, TÜFE yıllık artış hızındaki ivme kaybını ortadan kaldırmış ve yıllık tüketici enflasyonu kasım ayında yüzde 14 oranında gerçekleşmiştir. Son dönemde gerek toplumun farklı kesimleri ile yapılan geniş katılımlı istişarelerin sonucu olarak geliştirilmekte olan gerekse Yeni Ekonomi Programı’nda öngörülen politikaların hayata geçirilmesiyle enflasyonun kalıcı olarak düşük ve tek haneli seviyelere indirilmesi temel hedeflerimizdendir.” diye konuştu.

“İhracatta YEP hedeflerini yakalayacağımızı öngörmekteyiz”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, Kovid-19 salgınının, Türkiye’nin en büyük ihracat pazarı olan Avrupa ülkelerinde ekonomik aktivitede oluşturduğu yavaşlamanın dış talebi olumsuz etkilediğine dikkati çekti.

Oktay, “2019 yılında 180,8 milyar dolara yükselen yıllık ihracatta 2020 yılında YEP hedeflerini yakalayacağımızı hatta üzerine çıkacağımızı öngörmekteyiz. 2021 yılı ihracat hedefimiz ise 184 milyar dolardır.” dedi.

Tasarım ve yüksek teknoloji alanında Türkiye’nin elde ettiği gelişmelerin henüz ihracata istenilen düzeyde yansımadığını dile getiren Oktay, yüksek katma değerli ürün ihracatının artırılmasına dönük çalışmaları yoğunlaştıracaklarını ifade etti.

Fuat Oktay, Türkiye’nin salgın sonrası süreçte küresel ticaretteki ve tedarik zincirlerindeki değişimlere yeni nesil uygulamalarla uyum sağlayarak küresel ticarette önemli bir aktör olmaya devam edeceğinin altını çizdi.

Küresel turizmin durma noktasına gelmesi sonucunda salgın öncesi dönemde yıllıklandırılmış olarak 30 milyar doları aşan seyahat gelirlerinin 2020 yılında keskin bir düşüşle 10 milyar dolar seviyelerinde gerçekleşeceğini öngördüklerini bildiren Oktay, 2021 yılında ise salgının etkisinin hafiflemesiyle turizmdeki toparlanma sonucunda seyahat gelirlerinin artmasını öngördüklerini söyledi.

Cari işlemler açığının GSYH’ye oranının 2021 yılında yüzde 1,9 olarak gerçekleşmesinin beklendiğini belirten Oktay, salgının olumsuz etkilerini en aza indirmeye dönük erken dönemde alınan önlemler sayesinde bankacılık sektörünün sağlıklı bir şekilde çalışmaya devam ettiğini, yayımlanan göstergelerin bankaların sağlamlığını teyit eder nitelikte olduğunu vurguladı.

Türk bankacılık sektörünün ortalama sermaye yeterliliği oranının eylül 2020 itibarıyla yüzde 19,4 ve çekirdek sermaye yeterliliği oranının yüzde 14,8 ile oldukça yüksek bir seviyede gerçekleştiğine işaret eden Oktay, sektörün likidite, yabancı para pozisyonu ve kaldıraç oranı gibi göstergelerinin de uluslararası standartların öngördüğü asgari düzeylere göre oldukça yüksek seviyelerde olduğunu belirtti. Oktay, “Bankalarımızın 2020 yılı eylül ayı itibarıyla öz kaynak karlılığı yüzde 12,3, aktif karlılığı ise yüzde 1,2 olarak gerçekleşmiştir. Söz konusu oranlar sektörün güçlü finansal yapısını işaret etmektedir.” dedi.

“Kamu bankalarımız reel sektöre verdikleri güçlü desteğin yanında karlılık oranlarını da korudu”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, kredi piyasaları kullanılarak reel sektörün desteklenmesinin sadece Türkiye’ye özgü bir durum olmadığını, olağanüstü şartlar nedeniyle gelişmiş ve gelişmekte olan çok sayıda ülkenin, ticari kuruluşların ve tüketicilerin korunması amacıyla kredi kullandırmaya dönük düzenleme esneklikleri veya kredi destek paketleri gibi tedbirleri uyguladığını anlattı.

Salgın sürecinde kamu sermayeli bankaların çiftçi, esnaf, KOBİ, yatırımcı ve reel sektörün yanında olduğunu ancak bunu yaparken temel bankacılık uygulama ve prensiplerinden sapmadığını ifade eden Oktay, kamu sermayeli bankaların başta Sermaye Yeterlilik Rasyosu olmak üzere genel kabul görmüş bankacılık standartlarına gösterdiği güçlü uyumun, bunun en somut kanıtı olduğunu vurguladı.

Oktay, BDDK tarafından istenen minimum sermaye yeterlilik rasyosunun yüzde 12 olduğunu anımsatarak, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Üç büyük kamu bankamız ise 2020 yılı eylül ayı itibarıyla bu oranın çok üzerinde, yüzde 15 ila 18 arasında değişen sermaye yeterlilik rasyosu oranlarına sahiptir. Bir diğer önemli gösterge olan takibe dönüşen krediler oranında ise bankacılık sektör ortalaması yüzde 4,1 iken üç kamu bankamızda bu oran yüzde 2,10 ile yüzde 3,73 arasında değişmektedir.

Diğer ülkelerdeki takibe dönüşen krediler oranlarına baktığımızda Türkiye’nin çok üzerinde olduğunu görüyoruz. Örneğin İtalya’da yüzde 6,1, Hindistan’da yüzde 9,2, Rusya’da yüzde 9,3, Yunanistan’da ise yüzde 31,3’tür. Ayrıca, bu süreçte kamu bankalarımızın reel sektöre verdikleri güçlü desteğin yanında karlılık oranlarını da korudukları görülmektedir.”

Bu süreçte Türkiye Varlık Fonu (TVF) ile Hazine ve Maliye Bakanlığının kamu bankalarının arkasında durduğunu ve pay sahipliği sınırları içinde gerekli desteği sunduğunu belirten Oktay, bunun, doğal ve istenen bir durum olduğunu, bankacılık sistemine bakışlarındaki rasyonel duruşun bir tezahürü olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Fuat Oktay, “Ülkemizde yıllardır özel sermayeli bankalar hangi uygulama, düzenleme ve standarda tabi ise kamu sermayeli bankalarımız da bunlara tabi olmuştur. Uluslararası uygulamaları yakinen takip eden BDDK’nin her türlü düzenleme ve denetimine, sermayelerinden bağımsız olarak, kamu bankalarımız da tabidir. Üstüne bu kuruluşlarımız bir de Sayıştay denetiminden geçirilmektedir.” şeklinde konuştu.

Hükümetleri döneminde kararlılıkla sürdürülen mali disiplin ve basiretli politikalar sayesinde bütçe açığını ve kamu borç stokunu risk unsuru olmaktan çıkardıklarını, açıklanan son verilere göre AB üyesi ülkelerde borç stokunun GSYH’ye oranının yüzde 87,8 olduğunu ifade eden Oktay, son 18 yılda borç stokunun kur, faiz ve likidite risklerine karşı duyarlılığının önemli ölçüde azaltıldığını dile getirdi.

OKU!  AK Parti‘den yeni kanun teklifi

Oktay, bu kapsamda, TL faiz seviyesindeki 5 puanlık artışın, TL’nin yüzde 5 değer kaybı ve GSYH büyümesindeki 2 puanlık azalış senaryoları karşısında borç stokunun GSYH’ye oranının duyarlılığının 2020 yılı itibarıyla 2002 yılına göre sırasıyla 0,5, 1 ve 0,5 puan iyileştiğini söyledi.

“Sağlık, en büyük yatırımları gerçekleştirdiğimiz alanların başında geliyor”

Sağlığın, en büyük yatırımların gerçekleştirildiği alanların başında geldiğini belirten Oktay, 2021 yılında Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarına 78 milyar lira, Yükseköğretim kurumları sağlık uygulama ve araştırma merkezlerine 5,1 milyar lira kaynak ayırdıklarını bildirdi.

Bugüne kadar sağlık alanında yaptıkları yatırımların meyvelerini Kovid-19 salgını döneminde net şekilde aldıklarını ifade eden Oktay, şu değerlendirmede bulundu:

“Dünyanın ekonomik bakımdan en güçlü ülkelerinin sağlık sistemleri bu süreçte sınıfta kalırken biz sağlık alt yapımız ve insan kaynağımız sayesinde başarılı bir imtihan vermekteyiz. AB üyesi bazı ülkeler ve ABD dahil dünyada birçok ülkede insanların evlerinde ölüme terk edildiği, kendi hallerine bırakıldığı manzaralara şahit olunan bir ortamda; insanlar sosyal güvenlik sisteminin yetersizliğinden binlerce dolarlık faturalarla ancak tedavi olabilirken biz, Türkiye’de vatandaşlarımıza en kaliteli sağlık hizmetini ücretsiz şekilde sunuyoruz. Şöyle bir geçmişe baktığımızda, vatandaşlarımızın hastane kuyruklarında günlerce, haftalarca nasıl çile çektiğini, ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın acil servislerde bile sağlık hizmeti alamadığını hala dün gibi hatırlıyoruz. İnsanımızın doktora ulaşsa ilaca ulaşamadığı; ilaca ulaşsa doğru tedaviye erişemediği günleri geçirdi bu ülke… Bugün ise AK Parti iktidarlarıyla, yeri geliyor ambulans uçaklarla, yurt dışından vatandaşlarımızı tedavi için Türkiye’ye getiriyor, yeri geliyor 150’den fazla ülkeye ve 11 uluslararası kuruluşa ilaç, sağlık malzemesi ve ekipman desteğinde bulunuyor ve yeri geliyor yerli solunum cihazımızı üretip tek bir vatandaşımızı dahi mağdur etmeden salgınla mücadele ediyoruz.”

Mart ayından bu yana hastanelerdeki yatak kapasitesine 3 bin 427’si yoğun bakım yatağı olmak üzere 12 bin 350 ilave gerçekleştirdiklerini belirten Oktay, İstanbul’un Anadolu ve Avrupa yakasında iki adet acil durum hastanesini çok kısa sürede tamamlayarak hizmete açtıklarını vurguladı.

Kovid-19 tedavisinde kullanılan ilaçların yerli üretimini teşvik ettiklerini ve yine yerli aşı çalışmalarında insanda uygulama aşamasına geldiklerini dile getiren Oktay, “2021 yılı Nisan ayı gibi yerli aşımız hazır hale gelmiş olacaktır. Bunun yanında yaptığımız anlaşmalarla önümüzdeki günlerde sağlık çalışanlarımız öncelikli olmak üzere aşılama çalışmalarına başlamış olacağız. Böylece aşı çalışmalarına erken dönemde başlayan ilk ülkeler arasında yer alacağız.” dedi.

Sağlık çalışanlarının maruz kaldığı şiddet olaylarının herkesin içini acıttığını anımsatan Oktay, “Her biri birbirinden kıymetli olan sağlık çalışanlarına yönelik şiddet kesinlikle kabul edilemez. Önümüzdeki dönemde gerekli ek tedbirleri almaya da devam edeceğiz.” diye konuştu.

“Eğitime 211,4 milyar lira kaynak ayırıyoruz”

Oktay, 2021 yılında eğitime 211,4 milyar lira kaynak ayırdıklarını, böylece, 2002 yılında yüzde 9,4 olan eğitimin bütçedeki payının yüzde 15,7’ye çıkardıklarını ifade etti.

AK Parti hükümetleri döneminde 692 bin öğretmenimizin atamasının yapıldığını dile getiren Oktay, atamalarla birlikte öğretmen başına düşen öğrenci sayılarında önemli iyileşmeler sağlandığını söyledi.

Eğitimin fiziki kapasitesinde de iyileşmeler sağladıklarını belirten Oktay, 2002-2003 öğretim yılında derslik başına düşen öğrenci sayısı ilköğretimde 36, ortaöğretimde 30 iken 2019-2020 öğretim yılında bu sayıların sırasıyla 24 ve 19’a düştüğünü aktardı.

Oktay, “Artan üniversite ve öğrenci sayısı ile birlikte üniversitelerimize ayırdığımız kaynağı da sürekli artırıyoruz. 2002 yılında bütçenin yüzde 2,6’sını oluşturan yükseköğretim kurumları bütçelerini 14,6 kat artışla 2021 yılında 45,4 milyar liraya, yani bütçenin yüzde 3,4’üne çıkarıyoruz.” dedi.

“Türkiye tarımda net ihracatçı konumdadır”

2021 yılında bütçeden tarıma ayrılan toplam kaynağın 42,4 milyar liraya çıkarttıklarını ifade eden Oktay, “Tarımsal destek programları için 22 milyar lira, tarım sektörü yatırım ödenekleri için 12,1 milyar lira, tarımsal kredi sübvansiyonu, müdahale alımları, tarımsal KİT ve ihracat destekleri için 8,3 milyar lira kaynak ayırıyoruz. Son 18 yılda tarımsal destek tutarı 12 katına çıkmıştır. 2002 yılında 1,8 milyar lira olan tarımsal destek miktarı 2020 yılında 22 milyar liraya yükseltilmiştir. 2002’de prim desteği 5 ürüne verilirken bugün 18 ürüne verilmektedir.” ifadesini kullandı.

Tarımsal ürünlerdeki dış ticaret verilerine bakıldığında Türkiye’nin tarımda net ihracatçı konumunda olduğuna dikkati çeken Oktay, “2019 yılında 193 ülkeye, bin 827 çeşit tarımsal ürün ihraç edilmiştir. 2020 yılı 9 ayında ise Kovid-19 salgınına rağmen 13,3 milyar dolar tarım ve gıda ürünleri ihracatı ile birlikte 3,6 milyar dolar dış ticaret fazlası verilmiştir.” şeklinde konuştu.

“3 bin 325 kilometrelik otoyol ağına ulaştık”

Ulaştırma ve haberleşme alanındaki politikalara da yer veren Oktay, şunları kaydetti:

“18 yılda toplam bin 581 kilometrelik otoyol yaptık. Böylece 3 bin 325 kilometrelik otoyol ağına ulaştık. 2003 yılı öncesi mevcut 6 bin 101 kilometre uzunluğundaki bölünmüş yol ağımızla sadece 6 ilimiz birbirine bağlıyken, 2003 yılından itibaren 21 bin 613 kilometre yol yapılarak bölünmüş yol ağımız 2020 yılı Ekim ayı itibarıyla 27 bin 714 kilometreye ulaşmış ve 77 ilimizin birbiri ile bağlantısı sağlanmıştır. Bölünmüş yollar sayesinde 6 milyar 905 milyon lira akaryakıt tasarrufu, 11 milyar 596 milyon lira işgücü tasarrufu olmak üzere yıllık toplam 18 milyar 501 milyon lira tasarruf sağlanmaktadır.

2003 yılı itibarıyla 10 bin 959 kilometre demiryolu hat uzunluğumuz 2020 yılı Ekim ayı itibarıyla bin 213 kilometresi YHT olmak üzere toplam 12 bin 803 kilometreye, 2 bin 505 kilometre sinyalli hat uzunluğumuz 6 bin 526 kilometreye, 2 bin 82 km elektrikli hat uzunluğumuz 5 bin 753 kilometreye yükseltilmiştir. Bununla birlikte 2003 yılında demiryolu ile taşınan yolcu sayısı 77 milyondan 2019 yılı sonu itibarıyla 246 milyona, yük taşıması ise 16 milyon tondan 2019 yılı sonu itibarıyla 33,5 milyon tona yükselmiştir. 2003 yılında uluslararası liman sayısı 152 iken bu sayı 2020 yılında 180’e çıkmıştır.”

OKU!  Yeni ekonomi paketi Meclis'te! BES'te yeni dönem

“Reel kesim destekleri için 50,6 milyar lira kaynak ayıracağız”

Oktay, 2021 yılı bütçesinden 50,6 milyar lira kaynağı reel kesim destekleri için ayıracaklarına işaret etti.

Yüksek teknolojili ürünlerin Türkiye’de üretilebilmesi için uçtan uca bir destek mekanizması olan Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı’nı başlattıklarını hatırlatan Oktay, ilk aşamada makine sektöründeki projeler için destek kararları yayınladıklarını, böylece yaklaşık 2 milyar liralık yatırımla servo motorlar, CNC tezgahları, eklemeli imalat makineleri gibi yüksek teknolojili ürünlerin yerli olarak üretilmesine imkan sağlanacağını anlattı.

18 Temmuz’da inşaatı başlatılan Türkiye’nin Otomobili fabrikasının 18 ayda tamamlanması ve araçların 2022’nin son çeyreğinde üretim bandından indirilmesinin planlandığını belirten Oktay, TOGG’la birlikte çevreye duyarlı bir mobilite ekosisteminin hayata geçirileceğini, böylece otomotiv sektörünün dönüşümüne de katkı sağlanacağını anlattı.

“Savunma sanayisine özel önem veriyoruz”

Oktay, “Savunma sanayisinde kendi imkanlarımızla imal edebileceğimiz hiçbir ürünü dışarıdan satın almamak, özellikle kritik ürün ve malzemelerde ‘yüzde 100 yerlilik-millilik hedefine ulaşmak’ şiarıyla bu alana özel önem veriyoruz.” dedi.

Türk mühendisleri tarafından tasarlanıp imal edilen Turboşaft Motoru’nun tesliminin ve tasarım merkezinin açılışının, savunma sanayisi ve yüksek teknolojide yeni bir aşamanın müjdecisi olduğuna dikkati çeken Oktay, “Turboşaft projemizle ülkemizde bu ve benzeri sınıftaki motorları test edebilecek bir test altyapısı tesis etmiş oluyoruz. Bu altyapı milli muharip uçak motoru gibi daha yüksek güç sınıfı motorların test edilmesinde de kullanılabilecek.” ifadelerini kullandı.

Savunma Sanayii Başkanlığınca halihazırda 700’ü aşkın proje yürütüldüğünü aktaran Oktay, “Savunma sanayisi olarak savaş gemisi tasarım ve üretimi dahil bir zamanlar yurt dışından tedarik edemediğimiz İHA, SİHA, TİHA, ATAK, Fırtına obüsü gibi sistemlerin üretiminde artık dünyanın önde gelen ülkelerinden biriyiz.” dedi.

Oktay, Yeni Nesil Savaş Uçağı, Bayraktar TB-2 Taktik İHA Sistemi, TCG Anadolu hücum gemisi, Bora, Kasırga, Hisar ve Korkut sistemleri, uzun menzilli hava ve füze savunma sistemleri, Hürkuş, ANKA İHA Sistemi, milli piyade tüfeği, Altay tankı ve zırhlı araçların, savunma sanayisi projelerinden bazıları olduğunu anlattı.

Milli Savunma Bakanlığınca tasarım patenti alınan MİLGEM Projesi kapsamında ilk dört gemi olan Heybeliada, Büyükada, Burgazada ile Kınalıada’nın hizmete girdiğini söyleyen Oktay, şöyle konuştu:

“Savunma sanayisinde elde ettiğimiz kazanımlar ulusal ve uluslararası politikalarımızı sahada ve masada kararlılıkla uygulamamıza da çok ciddi katkı veriyor. Savunma sanayimizdeki ilerlemenin sahadaki etkilerini hem sınırlarımızın içinde ve dışında teröre karşı yürüttüğümüz başarılı mücadelede hem de dost ve kardeş ülkelerin istikbal ve istiklali için verdiğimiz desteklerde görüyoruz. Bunun en son örneği, işgalci Ermenistan’a karşı tüm imkanlarımızla kardeş Azerbaycan’ın yanında oluşumuzdur. Ermenistan, Karabağ’da kadın çocuk demeden sivilleri katlederken uluslararası toplum sessizliğe bürünmüştü. Şaşırmadık, her zaman yaptıkları şey. Biz bu sessizliği İdlip’ten, Hama’dan hatırlıyoruz. Uluslararası toplumun bu kayıtsızlığını bizi Filistin’den, Yemen’den, Arakan’dan biliyoruz.

Yaşanan insani zulümler karşısında dünyanın bu sessizliğine karşı Cumhurbaşkanımız liderliğinde gerektiğinde yedi düvele meydan okuyor, dostlarımız için Hakk’ın ve hakikatin yanında yer alıyoruz, almaya da devam edeceğiz. Kıbrıs meselesinde Libya konusunda, Irak’ta, Suriye’de yaptığımız budur. Karabağ’ın Ermenistan işgalinden kurtarılması için verdiğimiz destek de kardeşliğimizin olduğu kadar dış politikada onurlu duruşumuzun bir gereğidir. Kardeş Azerbaycan’ı kazandığı zafer dolayısıyla tebrik ederken bağımsız bir devletin toprakları olan Karabağ’ı Ermeni işgalcilere peşkeş çekmeye çalışan Fransa’yı da şiddetle kınıyorum. Bölgemizde istikrar, barış ve huzurun sağlanması için Türkiye olarak üzerimize düşeni yapmaya, insandan, vicdandan yana politikalar izlemeye devam edeceğiz.”

“Yeni mağduriyetlerin önüne geçmek için çalışıyoruz”

Sosyal politika uygulamalarında yeni bir döneme geçiş sağladıklarını ifade eden Oktay, Aile Sosyal Destek Programı’nı başlatarak sosyal politika uygulamalarında talep odaklı hizmet anlayışından arz odaklı hizmet anlayışına geçtiklerini dile getirdi.

2021 yılı bütçesinde sosyal harcamalar için ayrılan kaynak miktarını 81,2 milyar liraya çıkardıklarını belirten Oktay, bu tutarın, 2021 yılı bütçesinin yüzde 6’sına denk geldiğine işaret etti.

“Bizim büyük ve güçlü Türkiye fotoğrafımızın ön saflarında kadınlarımız vardır.” diyen Oktay, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde kadınların, hayatın her alanında hak ettikleri seviyeye gelebilmeleri için büyük gayret gösterdiklerini vurguladı.

Toplumun huzuru ve geleceğin teminatı için aile birliğinin güçlendirilmesi yönünde politikalar yürüttüklerini anlatan Oktay, şöyle devam etti:

“Bugüne kadar hayata geçirdiğimiz pek çok hukuki ve idari düzenlemeyle kadınlarımızın yanında yer aldık. Kadınların sosyal hayata katılımları ve istihdamının önündeki engelleri kaldırdık. Bilhassa kadına yönelik şiddetin önlenmesi konusunda azami hassasiyet gösterdik ve bu hassasiyetimizi koruyoruz. Sebebi ne olursa olsun bir kadınımız mağdur olmuşsa onu devletin koruma şemsiyesi altına alıyoruz ve yeni mağduriyetlerin önüne geçmek için çalışıyoruz. Kadınlarımızı hedef alan istismar, şiddet eylemleri ya da zulümlerle hep birlikte mücadele etmeliyiz. Terör örgütü tarafından çocuk yaşta dağa kaçırılan, geleceği çalınan kızlarımızı da tacize uğrayan, şiddet gören kadınlarımızı da aynı hassasiyetle korumaya devam edeceğiz.”

Bu kapsamda Kadının Güçlenmesi Programı için ayrılan bütçe miktarını 2021’de yüzde 19,8 artırdıklarını belirten Oktay, “Finansal Okuryazarlık ve Kadınların Ekonomik Güçlenmesi Seminerleri”, “Türkiye’nin Mühendis Kızları”, “İş’te Anne Projesi”, “Kadın Kooperatiflerinin Güçlendirilmesi Çalışmaları” ve “Aktif Kadın İşgücü Destekleri” ile kadınlara yönelik sigorta primi destekleri ve teşvikler gibi çalışmalara daha fazla kaynak ayırarak devam edeceklerini belirtti.

Oktay, Şiddeti Önleme ve İzleme Merkezi, Kadın Konuk Evleri ve Sosyal Hizmet Merkezleri’ni daha da güçlendireceklerini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, gençlerin serbest zamanlarını verimli ve faydalı şekilde değerlendirilmelerini sağlamak için faaliyet gösteren gençlik merkezi sayısının, 2020 Kasım ayı itibarıyla 350’ye ulaştığını, merkezlerdeki üye sayısının aynı dönemde 2,3 milyona çıktığını bildirdi.

Artan spor yatırımları sayesinde 2002’de 1575 olan spor tesisi sayısının, 2020’de 3 bin 774’e çıktığını söyleyen Oktay, bu kapsamda 2002-2020 yılları arasında 2 bin 513 mahalle tipi futbol, basketbol ve voleybol sahası, 1365 sentetik futbol sahası, 904 spor salonu, 56 atletizm pisti, 174 yüzme havuzu yapıldığını kaydetti.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

Alman medyasında ‘Türkiye’ endişesi! ‘Artık boyun eğmiyorlar’

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

ankara escort
sex porno porno film porno seyret sex video porno izle porno sex sex izle bodrum escort sex hikaye

istanbul escort

manavgat escort manavgat escort bayan belek escort manavgat escort