• STRATEJİ TV
  • CANLI BORSA
  • İstanbul 17° KAPALI
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyonkarahisar
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkâri
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • istanbul
    • izmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • Kahramanmaraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce
  • İMSAK'A 02:00

  • HABER GÖNDER

  • İDDAA PROGRAMI
  • BİST %0.23 111,20
  • DOLAR %0.22 6,86
  • EURO %-0.03 7,71
  • ALTIN %16:01 379,62

Tarihte Kadının Yeri: Kadınlarda Kimlik Bunalımı

Kadın cinayetlerinin son dönemlerde artması herkesçe tepki ile karşılanmaya başladı. Kimileri kadın cinayetlerini dine (İslam’a) bağlarken, kimileri de bunun “Kemalizmin getirisi” olarak değerlendirdi. Peki, tarihte ve günümüzde kadının yeri ve önemi nedir?

Kadın problemine ya da daha özel anlamda “kadın sorunu” konusuna iki farklı açıdan bakmak ve değerlendirmek gerekir. Birincisi “kadının tarihi gelişim süreci”, ikincisi ise “sosyo-kültürel gelişim açısından” değerlendirmek gerekir. Tarihin en eski dönemlerinden günümüze gelinceye kadar maalesef kadınlar üzerinde erkeklerin baskın olduğu bir gerçektir. Yani kadınlar, erkek hegemonyası altında kalmaktan kendilerini bir türlü alamamışlardır. Peki, bunun nedenleri nelerdir, dinle alakası var mı? Tüm bunları detaylı şekilde sizlere aktaracağız.

Tarihi Gelişim Sürecinde Kadın: Kadınlarda “Kimliksizlik” Sorunu

tarihte kadın

Her toplumda kadınlara verilen değer farklıdır ve genel olarak batılı inanışlarda kadınların hiçbir değeri yoktur. Tarihi gelişim sürecinde kadının yeri ile ilgili vereceğimiz çarpıcı örnekler, konunun daha iyi anlaşılmasına yardımcı olacaktır.

Eski Hint Geleneğinde Kadının Yeri

Eski Hint Geleneğinde Kadının Yeri

Son günlerde kadın cinayetlerinin tırmanışa geçmesi ile birlikte özellikle seküler kesimden genelde dinlere, özelde ise İslam dinine dil uzatılmaya başladı. Diğer batı uygarlıkları çok iyiymiş, İslam dini kötüymüş gibi bir izlenim verilmeye çalışılıyor. Ancak kadının uğradığı “kimliksizlik” sorunu, yeni değil eskiden beri var olan bir şeydir. Mesela Eski Hint geleneklerinde kadın, erkeğin mutlak egemenliği altında yaşıyordu. Hintli kadınlar, erkeğine kayıtsız şartsız bağlı kalmak zorunda idi. Sosyal hayatta ya da beşeri işlerde kadının hiçbir hükmü yoktu. Eğer bir kadının kocası ölürse, kocasından kalan miras, erkek tarafının erkek akrabaları arasında bölüştürülür, eğer varis olabilecek bir erkek yoksa din adamlarına verilirdi. Dul kadınların evlenmesi gibi bir durum söz konusu bile olamazken ayrıca kadınlar o dönemde “kötülüğün sembolü” olarak kabul edilirdi ve gerektiğinde tanrılara kurban edilebilirlerdi.

Eski Çin ve Japon Geleneğinde Kadının Yeri

Eski Çin ve Japon Geleneğinde Kadının Yeri

Eski Çin ve Japon geleneklerinde kadının değeri, kocası ve kocasının akrabalarına yaptığı hizmet ile belirlenirdi. Yani bir kadın; kocası ve akrabalarına ne kadar iyi hizmet ediyorsa o kadar değerli idi. Kadın için “ıslah edilmesi gereken bir varlık” muamelesinin yapıldığı Eski Çin ve Japon geleneklerinde, erkek ise evin mutlak hâkimi olarak kabul edilirdi. Öyle ki Çin geleneklerinde kadına yapılan değersizlik, atasözlerine bile yansımıştır. Mesela bir Çin atasözünde; “Madem karını sabahleyin dövdün, öğleyin de niçin dövmeyeceksin ki?!” der. Bu sözden de anlaşılacağı üzere, kadın her türlü muameleyi hak eden bir varlıktır.

Eski Yunan ve Roma Geleneğinde Kadının Yeri

Yunan döneminde kadın

Eski Yunan ve Roma geleneğinde de kadının yeri hiç iyi değildi. Kadınlar; kötülüğün sembolü, yaratılışta eksik bırakılmış varlık olarak değerlendirilmekteydi ve buna ek olarak kadınlar sadece “cinsel obje” olarak kullanılıyordu. Öyle ki günümüzde “Afrodit” ya da Roma’daki adıyla “Venüs” kadının cinsellikteki tanrısal boyutuna işaret etmektedir. Yani bu dönemde de kadınların “kimliksizlik sorunu” kendini göstermekteydi.

Ortaçağ filozofları, yapmaları gereken işleri bırakmış, kadının insan mı, ruhlu mu, ruhsuz mu olduğu ile ilgilenmeye başlamışlardı. Hatta bazı filozoflara göre kadın şeytan olarak kabul edilmekteydi.

İslam Öncesi Kadın: Cahiliye Dönemi

Cahiliye döneminde kadın

Dünya tarihinin batı ve doğu kültürlerinde kadına verilen değersizlik İslam öncesi “cahiliye dönemi” olarak adlandırılan dönemde de farklı değildi. Bu dönemde kadınların herhangi bir miras hakkı yoktu, kadınlar bir eşya gibi alınıp satılabilen, gerektiğinde tanrılar için kurban edilebilen ya da birden fazla erkeğe nikâhlanabilmekteydi. Hatta İslam öncesinde 14 farklı nikâh çeşidinden söz edilir. Bunları tek tek aktarmak yerine mideleri alt üst eden bir örnekle geçiştirebiliriz.

Cahiliye döneminde yapılan nikâh çeşitlerinden biri şu şekildedir; kadın birden fazla erkekle ilişkiye girer ve hamile kalır. Çocuk doğduktan sonra dönemin “bilirkişileri” çocuğu hangi erkeğe benzetirlerse kadının nikâhı o erkekle kıyılırdı. Yani kadının herhangi bir değeri, bu dönemde de yoktu.

Modern Hayatta Kadının Değeri ve Önemi

Modern hayatta kadının yeri

Kadının kimliksizlik bunalımı, İslam dönemi haricinde her dönem kendini göstermişti. İslam’da kadının yeri ve önemi konusunu başka bir başlık altında inceleyeceğimiz için burada yer vermek istemedik. Peki, modern hayatta kadının değeri ve önemi nasıldır?

Sosyo-kültürel hayatta yani modern çağda kadının yeri, eskisine göre daha iyi gibi görünse de aslında pek değişen bir durumun olmadığını kabullenmek gerekir. Tüketicilik, sosyal statü, daha fazla özgürlük gibi alanlarda öne çıkan kadınların bugünkü en büyük sorunları yine kimliksizlik sorunudur ve bunlara bağlı olarak modern hayatta kadınların en büyük sorunu toplumsal roller, ekonomik bağımsızlık ve cinsellik alanlarında kendini göstermektedir.

Kadınlarda Rol Karmaşası

Kadınlarda Rol Karmaşası

Kadınların kimlik sorunu, günümüzde eski dönemlerdeki gibi olmasa da devam eden bir sorundur. Mesela “iyi kadın” rolü biçilmesi için bir kadının; hem çalışması, hem eşine hizmet etmesi, hem çocuklarının yeme-içme, giyim-kuşamı, eğitim ve öğretimi ile ilgilenmesi gerekir. Ancak bunların hepsini bir arada yapabilirse, kadın değerli olabilir.

Modern hayatın kadına yüklediği bir diğer misyon ise “iyi bir ev hanımı” olabilmek için kadının çocuklarının tüm ihtiyaçlarını gidermesi, evin temizliğinden, evin yemeklerini yapmasına ve çalışan bir kadın ise işlerini yaparken evinin ihtiyaçlarını da kesinlikle aksatmaması ve zamanında yapması gerekir. Yani erkeğe yüklenmesi gereken sorumlulukların büyük bir bölümü kadınlara yükleniyor ve bu sorumlulukları yerine getir(e)meyen kadınlar, “iyi bir ev hanımı” unvanını alamıyorlar.

Peki, Kadın Nasıl Olmalıdır?

Kadın Nasıl Olmalıdır?

Tüm bunlardan sonra “kadının iyi olarak kabul edildiği bir toplum nasıl olmalıdır, nasıl inşa edilir?” sorusu da sorulmaya başlanır elbette.

Modern hayatta kadın cinayetlerinin işlenmemesi ve kadına verilmesi gereken değerin tam olarak verilebilmesi için öncelikle eğitimli bireylerin artması zorunludur. Ancak eğitim; sadece üniversiteden alınan diploma ile ya da parasal anlamda elde edilen eğitimler olarak düşünülmemelidir. “İnsan merkezli” bir eğitim, toplumun refah seviyesini yükseltebilir. Kadının sorumlulukları dışında farklı sorumluluklarının olduğunu kabullendirmek kesinlikle eğitim düzeyi iyi olan bir toplumun işi değildir. Örneğin kadın “ev hanımı” görevini yapıyorsa, bu kadına dışarıda çalışma zorunluluğunun ortadan kaldırılması gerekir. Çünkü her insanın kaldırabileceği yük vardır ve bu yük aşıldığında, kadınlarda da erkeklerde de bunalımlar başlar ve kadın cinayetleri de kendini göstermeye devam eder.

0 0 0 0 0 0
    YORUMLAR

    En az 10 karakter gerekli

    Sıradaki haber:

    Tarihin Silemediği 4 Önemli Şahsiyet

    Hızlı Yorum Yap

    0 0 0 0 0 0

    sf TÜRKİYE'DE KORONAVİRÜS
    349.519

    VAKA

    305.427

    İYİLEŞME

    9.371

    ÖLÜM

    44.092

    AKTİF VAKA

    sf DÜNYA'DA KORONAVİRÜS
    40.333.146

    VAKA

    27.620.681

    İYİLEŞME

    1.117.430

    ÖLÜM

    12.712.465

    AKTİF VAKA

    Yazarlar
    Video
    Galeri

    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

    Haber Strateji'e üye olun

    Zaten üye misiniz ? Buraya tıklayarak Üye girişi sağlayabilirsiniz.

    Haber Strateji'e giriş yapın

    Henüz üye değil misiniz ? Buraya tıklayarak Üye olabilirsiniz.

    Haber gönderim sistemimize hoş geldiniz

    Galeri Alanı

    828 x 470